Bronşial arter embolizasyonu

Akciğer kaynaklı kanamalar.
Hemoptizi; Solunum yollarından çeşitli nedenlerle gelen kan “Hemoptizi” olarak adlandırılır. Bu kanama solunum yollarını uyarır ve öksürürken meydana gelir. Kanama çizgilenme tarzında çok hafif olabildiği gibi, hayatı tehdit eden ciddi sorunlara yol açan tarzda da olabilir.

24 saatte 500ml den fazla kanama olması ciddi kanama olarak değerlendirilir. Bu hastalarda hava yollarında yer alan kan nefes darlığına yol açar, bu durum ilerlerse hastanın ölümüne sebep olabilir. Ciddi kanamalar tüm kanamaların %5’inde meydana gelirken; kanamaların çoğunda hasta sorunsuz olarak iyileşir.

Akciğere gelen kan; diğer organlardan farklı olarak, ikili damar sistemi ile olur. Pulmoner arterler, vücut dan topladığı oksijenden fakir kanı, akciğere getirir, bu kan miktarı akciğere gelen kanın %90 dan fazladır. Diğer damar ise bronşial arterdir, akciğere gelen toplam kanın %10 unu sağlarken, kanamaların %90 undan bu damar sorumludur.

Bronşial arterler; genelde 5-6 sırt omurları arasında aortadan köken alırlar. Normal arter çapı 1,5mm dir. 3mm üstünde anormal olarak değerlendirilir. Anjiografi ve tomografik anjiyoda görüntülenebilir. Tomografide anormal olarak saptanan damar, kanamanın yeri olarak kabul edilir.

Kanama nedenleri; gelişmekte olan ülkelerde en sık neden tüberküloz gibi bulaşıcı hastalıklardır, diğer nedenler Akciğer kanseri, travmalar, sarkoidoz, Bronşektazi, mitral darlık, Behçet hastalığı, kistik fibrozis, aspergilloz, akciğer absesi, kronik bronşit, pulmoner arter anevrizmalarıdır.

Kanamanın yerini saptamada, göğüs röntgeni, Akciğer Tomografisi, Tomografik anjiyo ya da bronkoskopi kullanılır. Bronkoskopi masif kanamalar dışında rahatlıkla uygulanır, kanamanın yerini saptamada önemlidir. Ayrıca bronkoskopi ile tedavide lokal tedaviler yapılabilir.

Tomografik anjiyo; hava yollarına kanama sebeplerinin değerlendirilmesinde hassas, hızlıdır. Kitle varlığının saptanması, akciğer anormal damar yapılarının gösterilmesi gibi önemli bilgiler sağlar, ayrıca tedavi planlanmasın da yardımcı olur.

Tedavi yöntemleri;
Hemoptizili bir hastanın tanı ve tedavisi, göğüs hastalıkları uzmanı, göğüs cerrahı ve girişimsel radyologun yer aldığı multidisipliner bir ekip çalışmasını gerektirir.

Hafif kanamalarda; yatak istirahati, postural drenaj, kan durdurucu ilaçlar ve destekleyici ilaçlar uygulanır, çoğu hastada başka tedavi gerekmez. Tekrarlayan hafif kanamalarda anormal damarlanma varlığı elektif şartlarda tedavi gerektirir.

Masif kanamalarda genelde izlem ve ilaçlar yetersiz kalır. Kanla dolu akciğerler ve hava yollarına bağlı boğulmayı önlemek için erken entübasyon önerilir.

Cerrahi ya da Embolizasyon uygulanan tedavilerdir. Bu hastalarda tedavi yapılmazsa %50’nin üzerinde ölüm riski mevcuttur.

Bu dönemde uygulanan cerrahi tedavilerde genelde yüksek ölüm riski mevcuttur. Cerrahi tedavi altta yatan hastalığın kesin tedavisinde, hastalıklı dokunun çıkarılmasında elektif şartlarda tedavi olarak seçilmektedir.

Bronşiyal arter embolizasyonu, artık masif-ciddi kanamalarda birinci basamak tedavi olarak kabul edilmektedir.

Solunum sistemindeki etkilenen damarlara kan akışını azaltan ve böylece kanamayı durduran minimal invaziv bir işlemdir. İşlemin amacı, akciğerde kanayan damarlara kan akışını durdurmak ve çevredeki kan akışını korumaktır.

İşlem kasıktan yada koldan yapılan anjiyo sonrası bronşial artere yerleştirilen Katater (ince borularla) kanamanın yeri saptanıır, küçük partiküller ve koiller (tıkaçlar) ile kapatılır. İşlem başarısı %100’e yakındır.

En sık görülen komplikasyonlar; damara giriş yeri olan kasıkta ağrı, ateş, bulantı ve göğüs-sırt ağrısıdır.